<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbetdesin.Com Sohbet Chat</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetdesin.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetdesin.com</link>
	<description>Sohbet Odaların &#38; Chat Odalarin Vazgecilmez Muhabbet yeri...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Nov 2011 10:43:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Erkeklerden olmayacak şey mi istiyoruz?</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/erkeklerden-olmayacak-sey-mi-istiyoruz.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/erkeklerden-olmayacak-sey-mi-istiyoruz.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 10:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[aşk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ve evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/erkeklerden-olmayacak-sey-mi-istiyoruz.php</guid>
		<description><![CDATA[İsteklerimizin çıtasını her iki tarafın da mutluluğu açısından asgeriye indirmemiz mi gerekiyor? Günümüzde sosyal hayat ve yaşam tarzları giderek değişiyor. Her şeyin daha güzeli, daha pahalısı, daha ulaşılmazı olduğundan, para kazanıp güçlü durması, toplum içinde statü sahibi olmak için mücadele vermesi gereken erkekler, artık tüm bu sorumlulukların üstesinden gelmekte zorlanıyor. Onlar için yaşamda belirli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b><span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000">İsteklerimizin çıtasını her iki tarafın da mutluluğu açısından asgeriye indirmemiz mi gerekiyor?</span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Günümüzde sosyal hayat ve yaşam tarzları giderek değişiyor. Her şeyin daha güzeli, daha pahalısı, daha ulaşılmazı olduğundan, para kazanıp güçlü durması, toplum içinde statü sahibi olmak için mücadele vermesi gereken erkekler, artık tüm bu sorumlulukların üstesinden gelmekte zorlanıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Onlar için yaşamda belirli bir statü oluşturmak, eskisine oranla daha da güçleşti. Buna karşılık, bizlerin yani kadınların rollerinde de değişmeler oldu: Kendi kimliğimizi keşfettik, ideallerimizi belirledik. Daha duygusal, daha doyurucu, bizim güçlü halimizle baş edebilecek, zayıf anımızda ise yardım çağrılarımıza cevap verecek erkeklerin arayışına girdik. Dışarıda kendi kimliğini oluşturmaya çalışan erkeğe, evde kadın ve anne rolleri yüklenmeye başladığında, söz konusu erkek ilişki içinde uyum sağlama güçlüğü çekiyor. Bunun sonucunda ise ortaya tükenmiş erkek modeli çıkıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Uyum sağlamakta zorlanıyorlar</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Çocuk sahibi olmak, masada sıcak bir yemek, temiz çamaşırlar, derli toplu bir ev isteyen erkeklerin saltanatı, yeni kuşakla birlikte çöküyor çökmesine de değişmeye çabalayan erkeklerimiz de tükenip gidiyorlar bu arada… Acaba biz kadınlar yetinmeyi unuttuk mu? &#8220;Makineyi boşalttım, şimdi ne yapayım?” diye soran eşimizi, “Boşalttın da her şeyi yanlış yere dizmişsin” diye azarlıyor ya da “Bebeğin altını değiştirdim” dediğinde “Belli, her yer batmış” diyerek eleştirebiliyoruz. Destekleyici olmadığımız için erkekler değişimlerine uyum sağlayamıyorlar.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Beklentilerimiz ağır</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">“İlgili bir baba olsun, işinde başarılı olsun, düşünceli bir koca olsun!” eşlerimizden istediklerimiz öyle yapılması çok zor şeyler de değil aslında. Ama unuttuğumuz bir iki şey var, hiçbir erkek; sadece ne babamız, ne ağabeyimiz, ne televizyondaki bir dizi oyuncusu ne de kocamız, hiçbir erkek bizim gibi ayrıntılı ve ince düşünmez. Çünkü bu onların yapılarına ters. Erkekler olaylara daha düz mantık çerçevesinde yaklaşır. Dolayısıyla, bizim gibi duygusal düşünmelerini istememiz ve bunu her defasında gündeme getirip, eleştirmemiz onları yıpratıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>İmkansızı istiyoruz</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">İnsanların beklentileri asla tükenmez. Tüketim çılgınlığıyla beraber, bizim kuşağımızda hayaller insana daha erişilebilinir gibi geliyor. Nasıl ki erkeklerin kafasında her zaman iş bitirici, hiç yorulmayan, daima sekse hazır ve arzulu süper kadın imajı varsa, bu imaj bizi nasıl tüketiyorsa, bizim kafamızdaki hatasız, yardımsever, mükemmel erkek tipi de onları tüketiyor. İsteklerimizin bir tanesinin bile gerçekleşmediğini görmek kendimize ve karşımızdakine yüklenmemize zemin hazırlıyor. Bu beklentiler her iki tarafı da mutsuz eden ve belki de uzun vadede daha büyük iletişim sorunlarını beraberinde getiren bir durum olarak çıkıyor karşımıza. Erkekler, eşlerinden daha fazla seks, daha fazla ilgi, daha iyi analık, daha iyi aşçılık beklerken, kadınlar da kocalarından daha çok para, daha fazla sadakat, daha iyi babalık, daha fazla yardım bekliyorlar. İsteklerimizin çıtasını her iki tarafın da mutluluğu açısından azamiye indirmemiz gerekiyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Sorumluluk paylaşma yolları</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Aslında kadın veya erkek, evlilik kararını düşünmeye başladıkları andan itibaren bu seçimlerin her birini gözden geçirmelidir. Yemek pişiren, evin bakımı ile ilgili tüm sorumlulukları üstlenebilecek biriyle mi birliktesiniz gerçekten? Ya da evlilikten ve evlendiğiniz kadından beklentilerinizi tam olarak tanımlayabiliyor musunuz? Öncelikle eşlerimizi hangi konuda değişmeyeceklerini görmemiz ve bu gerçeklerle bir an önce yüzleşmemiz gerek. Ardından da değişebileceği ve bu değişim için çaba harcamaktan kaçınmayacağı alanlara yoğunlaşmalıyız. Erkek elinden geleni yapıyor ama yine de başarısız oluyorsa, olumsuz tepkiler verip umudunu kırmak yerine, ona yol gösterebilir, onun yerine boşlukları oldurabilir, onu cesaretlendirebiliriz. “Makineyi ne iyi yaptın da boşalttın tatlım” “Harikasın bebeğin altını değiştirmişsin” gibi cümleler sizce de kulağa daha hoş gelmiyor mu?</div>
<div></div>
</div>

<p class="sayac_bilgi">42 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Ferkeklerden-olmayacak-sey-mi-istiyoruz.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/erkeklerden-olmayacak-sey-mi-istiyoruz.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büryan I</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/buryan-i.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/buryan-i.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 02:36:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makarnalar Pilavlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/buryan-i.php</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler1 Kilo kuzu eti 2 Su bardağı pirinç 1 Demet taze soğanın yeşil kısmı 4 Su bardağı et suyu 1 Çorba kaşığı margarin Bir miktar kuru nane Tuz, karabiber, kekik Mutfak Zorluk 2 Süre 50 dk. Kaç Kişilik 6 Yöntem Hazırlanışı Kasaba kestirdiğiniz kemikli kuzu etlerini 5 su bardağı suda iyice haşlayın. Etin suyunu ayırıp, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malzemeler<br />1 Kilo kuzu eti <br />2 Su bardağı pirinç <br />1 Demet taze soğanın yeşil kısmı <br />4 Su bardağı et suyu <br />1 Çorba kaşığı margarin <br />Bir miktar kuru nane <br />Tuz, karabiber, kekik <br /> Mutfak   <br />Zorluk  2 <br />Süre  50 dk. <br />Kaç Kişilik  6 <br />Yöntem <br />Hazırlanışı <br />Kasaba kestirdiğiniz kemikli kuzu etlerini 5 su bardağı suda iyice haşlayın. <br />Etin suyunu ayırıp, bir kenarda bekletin. <br />Taze soğanların yeşil kısımlarını yarımşar santim boyunda kestikten sonra margarinle hafifçe öldürün. <br />Üzerine bol soğuk suda yıkanmış pirinçleri koyun. <br />Pişmiş etleri de pirincin üzerine yerleştirin. <br />4 Su bardağı et suyunu da ilave ederek büryanı pişirin. <br />Ocağı kapattıktan sonra yemeğin üzerine dilediğiniz kadar kuru nane, karabiber ve kekik serpip servis yapın. <br />       Büryan I yemek tarifleri
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3845085940342565504-3602330213588904611?l=yemek-ve-diyet.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">12 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fburyan-i.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/buryan-i.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Helvası</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/seker-helvasi.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/seker-helvasi.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 02:07:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Helvalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/seker-helvasi.php</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler250 gr tereyağı Yarım kilo un 2 Su bardağı tozşeker 1 su bardağı çekilmiş ceviz içi 8-10 Tane yarım ceviz içi Mutfak Zorluk 1 Süre 30 dk. Kaç Kişilik 10 Yöntem Hazırlanışı Tereyağını eritin. Unu ekleyip tahta kaşıkla sürekli karıştırarak orta ateşte kavurun. Pembeleşmeye başlayınca çekilmiş ceviz içini ilave edip 15-20 dakika daha kavurun. Tozşekeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malzemeler<br />250 gr tereyağı <br />Yarım kilo un <br />2 Su bardağı tozşeker <br />1 su bardağı çekilmiş ceviz içi <br />8-10 Tane yarım ceviz içi <br /> Mutfak   <br />Zorluk  1 <br />Süre  30 dk. <br />Kaç Kişilik  10 <br />Yöntem  <br />Hazırlanışı <br /> Tereyağını eritin. <br />Unu ekleyip tahta kaşıkla sürekli karıştırarak orta ateşte kavurun. <br />Pembeleşmeye başlayınca çekilmiş ceviz içini ilave edip 15-20 dakika daha kavurun. <br />Tozşekeri ekleyin ve 5 dakika daha karıştırarak kavurup ocaktan alın. <br />Düz bir servis tabağına alıp soğumaya bırakın. <br />Dilediğiniz şekilde dilimleyin ve her dilimin ortasına yarım ceviz içi koyup süsleyin ve servis yapın. <br />       Şeker Helvası yemek tarifleri
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3845085940342565504-8380400954003514259?l=yemek-ve-diyet.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">11 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fseker-helvasi.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/seker-helvasi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Susuz ve uykusuz kalanı grip çok seviyor!</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/susuz-ve-uykusuz-kalani-grip-cok-seviyor.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/susuz-ve-uykusuz-kalani-grip-cok-seviyor.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 02:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/susuz-ve-uykusuz-kalani-grip-cok-seviyor.php</guid>
		<description><![CDATA[Yeterli miktarda sıvı alamamak ve az uyku, vücut direncini düşürerek kış hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Sonbahardaki uyku ihtiyacı, vücudun bu dönemde direncini artırmak için verdiği sinyallerden biri Acıbadem Fulya Hastanesi’nden enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Hülya Kuşoğlu, mevsim dönümünde soğuk algınlığının ardından gribin en sık rastlanan hastalık olduğunu belirtiyor. Dr. Kuşoğlu,    sorularımızı   yanıtladı. Sonbahar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><a href="http://1.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TMa6YbfxChI/AAAAAAAAFQ0/Qm2wNQf3EQM/s1600/uyku+grip.Jpeg"><img border="0" height="281" src="http://1.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TMa6YbfxChI/AAAAAAAAFQ0/Qm2wNQf3EQM/s400/uyku+grip.Jpeg" width="400" /></a><b><span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000">Yeterli miktarda sıvı alamamak ve az uyku, vücut direncini düşürerek kış hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor.</span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><i>Sonbahardaki uyku ihtiyacı, vücudun bu dönemde direncini artırmak için verdiği sinyallerden biri</i></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Acıbadem Fulya Hastanesi’nden enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Hülya Kuşoğlu, mevsim dönümünde soğuk algınlığının ardından gribin en sık rastlanan hastalık olduğunu belirtiyor. Dr. Kuşoğlu,    sorularımızı   yanıtladı.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Sonbahar hastalıklarının artmasında neler etkili? </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Başta havaların soğuması, güneş ışığının azalması, yeterli ve dengeli beslenememek, az uyku, hastalıklara yakalanmayı kolaylaştırıyor.     Kişinin bağışıklık sistemi güçlü değilse veya yaşlıysa kış hastalıklarının komplikasyonlarına daha yatkın hale geliyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Güneş ışığının azalmasıyla enfeksiyon hastalıkları arasındaki ilişki nedir? </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Güneş ışığının vücut direncini artırma özelliği var. Zaten sonbaharda ve kış aylarında hastalıkların artmasındaki en önemli sebeplerden biri, güneş ışınlarından uzak kalmak.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Peki yetersiz sıvı alımının ve uykusuzluğun etkisi ne yönde?  </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Uykudaki vücudun bağışıklık sistemi güçleniyor. Ve bağışıklık sistemi zayıfladığında da hastalıklara daha kolay yakalanılıyor. Vücut bize bu geçiş dönemlerinde sinyal veriyor. Hastalarımıza verdiğimiz üç önemli tavsiye arasında, düzenli beslenme, uyku ve bol sıvı almak var.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Viral hastalıklar, vücudun susuz kalmasını seviyor. Anatomik olarak ağız içi ve solunum yollarının kuruması, virüslerin işine geliyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Bu hastalıklardan korunmanın en etkili yolları nedir? </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Sık sık el yıkamak, tokalaşmamak, kapalı ortamlarda uzun süre bulunmamak gerekiyor. Hapşırırken el yerine mendil kullanılmalı, el yıkama imkanının olmadığı yerlerde antiseptik solüsyonlar ve jeller tercih edilmeli. Sarılmak ve öpüşmek gibi alışkanlıklarımızı kış aylarında azaltmalıyız.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Hastalara önerileriniz neler? </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Özellikle gripte istirahat şart. Okul ve işyerlerinde hasta olan kişiler mutlaka eve gönderilerek diğerleri korunmalıdır. İşverenler genelde kısa süreli düşündüğü için çalışanlarının sağlığını çok önemsemiyorlar. Oysa dinlenerek belki iki günde geçebilecek hastalık ayakta beş gün boyunca sürüyor, üstelik başka kişileri hasta etme riski de var.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Hastalıkları tanıyın</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Soğuk algınlığı: Yüzde 80-90 oranında ‘rinovirüsler’ denen virüs grubu etkili oluyor. Ateşsiz olan burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda ‘gıcık’ yapma gibi belirtiler görülüyor. Vücut kırıklığına yol açıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Grip: Genelde nezle-soğuk algınlığıyla karıştırılır. İnfluenza virüsüyle oluşan yüksek ateş, kas ve eklem ağrılarıyla  seyreden grip, dikkat edilmezse önemli komplikasyonları olabilen bir    virütik enfeksiyon. Nezleye göre daha iltihaplı bir burun akıntısı ve nefes darlığı görülebilir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Nezle: Çok çeşitli virüslerle oluşan bir üst solunum yolu enfeksiyonu. Hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığıyla başlar. Halsizlik ve iştahsızlık görülebilir. Ateş her zaman olmayabilir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Sinüzit: Burun etrafındaki boşlukların iltihaplanmasıdır. Geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, ağız kokusu vardır. Ateş olabilir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Faranjit: Yutak iltihabıdır. Boğazda yanma, ağrılı yutkunma, ateş, lenf bezlerinde şişme görülebilir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Bronşit: Bronşların iltihaplanmasıdır. Soğuk algınlığını     takiben kuru olan öksürük yerini balgamlı öksürüğe bırakır. Bazılarında hırıltılı solunum, nefes darlığı ve sırt ağrıları olur.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Astım: Her yaşta görülebilir. Nöbetler halinde gelen öksürük, hırıltı ve nefes darlığıyla kendini gösterir. Astım nöbetlerinin en önemli nedeni alerjenler ve nezle, grip gibi virütik enfeksiyonlardır.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Zatürre: Akciğer dokusunun iltihabıdır. Üşüme, titreme, yüksek ateş ve öksürükle başlar sonrasında koyu balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı eklenir. Mutlaka tedavi ve takip gerektirir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>GRiP AŞISINI KiMLER OLMALI? </b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-65 yaş üzerindekiler</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Şeker hastaları</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Astım ve kronik akciğer hastalığı olanlar</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Organ nakli yapılmış hastalar</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Böbrek hastaları</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Bakımevlerinde, huzurevlerinde kalanlar</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenler</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-Anne adayları (Gebeliğin üçüncü ayından itibaren)</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">-6 aylık ve daha büyük bebekler</div>
<div></div>
<div></div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5324287600892466710-1233131901278854665?l=kadinkafe.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">13 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fsusuz-ve-uykusuz-kalani-grip-cok-seviyor.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/susuz-ve-uykusuz-kalani-grip-cok-seviyor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cevizli Bulgur Pilavı</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/cevizli-bulgur-pilavi.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/cevizli-bulgur-pilavi.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 18:49:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makarnalar Pilavlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/cevizli-bulgur-pilavi.php</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler1 Adet soğan 1 Kahve fincanı sıvıyağ 1 Su bardağı ince bulgur 1 Çorba kaşığı kuşüzümü 2 Adet ince doğranmış sivri biber 1 Çorba kaşığı tereyağı 1 Tatlı kaşığı tarçın 1 Su bardağı iri dövülmüş ceviz Mutfak Zorluk 2 Süre 40 dk. Kaç Kişilik 6 Yöntem Hazırlanışı 1 Adet soğanı rendeleyin. Tencerede 1 kahve fincanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malzemeler<br />1 Adet soğan <br />1 Kahve fincanı sıvıyağ <br />1 Su bardağı ince bulgur <br />1 Çorba kaşığı kuşüzümü <br />2 Adet ince doğranmış sivri biber <br />1 Çorba kaşığı tereyağı <br />1 Tatlı kaşığı tarçın <br />1 Su bardağı iri dövülmüş ceviz <br /> Mutfak   <br />Zorluk  2 <br />Süre  40 dk. <br />Kaç Kişilik  6 <br />Yöntem  <br />Hazırlanışı <br />1 Adet soğanı rendeleyin. <br />Tencerede 1 kahve fincanı sıvıyağı kızdırın. <br />Soğanları yağda pembeleşinceye kadar kavurun. <br />Üzerine 1 su bardağı suyu dökün. <br />Kaynayınca 1 su bardağı bulguru ilave edin. <br />1 Çorba kaşığı kuş üzümü ve 2 adet doğranmış yeşil biberi ekleyin. <br />Kısık ateşte pişirin. <br />Bulgur suyunu çekinceye 1 çorba kaşığı tereyağı, 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz ve tarçını da tencereye ilave edin. <br />Tüm malzemeleri karıştırın ve sıcak olarak serivs yapın. <br />       Cevizli Bulgur Pilavı yemek tarifleri
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3845085940342565504-4351968181221593593?l=yemek-ve-diyet.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">6 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fcevizli-bulgur-pilavi.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/cevizli-bulgur-pilavi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açken sinirli misiniz? Bu ne demektir?</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/acken-sinirli-misiniz-bu-ne-demektir.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/acken-sinirli-misiniz-bu-ne-demektir.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 15:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/acken-sinirli-misiniz-bu-ne-demektir.php</guid>
		<description><![CDATA[Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğü zaman, enerji üreten hücreler yeterli glikoz bulamaz. Bu durum terleme, hızlı kalp atışı ve açlık hissi gibi çeşitli durumlara yol açar Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3-4 saat sonra anormal acıkma ve tatlı isteği gibi şikayetler ‘Reaktif Hipoglisemi’ tehdidi altında olduğunuzun habercisi olabilir. Hatta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><a href="http://4.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TQDdAcc4cBI/AAAAAAAAGCY/79hzSm6Q1uQ/s1600/acken-sinir.Jpeg"><img border="0" height="383" src="http://4.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TQDdAcc4cBI/AAAAAAAAGCY/79hzSm6Q1uQ/s400/acken-sinir.Jpeg" width="400" /></a><b><span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000">Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğü zaman, enerji üreten hücreler yeterli glikoz bulamaz.</span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Bu durum terleme, hızlı kalp atışı ve açlık hissi gibi çeşitli durumlara yol açar Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3-4 saat sonra anormal acıkma ve tatlı isteği gibi şikayetler ‘Reaktif Hipoglisemi’ tehdidi altında olduğunuzun habercisi olabilir. Hatta fazla kilolarınızın sorumlusu da sürekli bir şeyler atıştırmanızdır zaten çoğu zaman. Bunun için insülin ve kan şekeri dengesine ait biraz detay bilgiye ihtiyacınız var.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur. Yemekle almış olduğumuz karbonhidratlar, sindirim sistemi tarafından en küçük parçaları olan glukoza (şekere) parçalanır. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Sindirilerek kana karışan glukoz tarafından uyarılan pankreas, glukozun hücre içine (kas, karaciğer, yağ dokusu) girmesini sağlayan insülin adlı hormonu üretmeye başlar. Sindirim sonrası insülin ve glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Hücre çeperinde bulunan insülin glukozun hücre içine girmesini sağlar. Bu şekilde glukoz enerji kaynağı olarak kullanılabilir hale gelir. Hücre içine giremediği durumda ise kanda yükselmesi kan şekerinde artış (hiperglisemi) olarak adlandırılır. Kan şekerinde düşme ise bunun tam tersidir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Hipoglisemi, yemek yedikten 2-5 saat sonra kan şekerinin düşmesi ile kendini gösterir. İki öğün arasında kan şekeri 60- 110 mg/dl’de sabit kalır. Kan şekeri düzeyinin 40 mg/dl’nin altına düşmesi hipoglisemi için bir uyarıdır. Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğü zaman, enerji üreten hücreler için hemen yeterli miktarda glikoz bulunmaz. Bu durum terleme, hızlı kalp atışı ve açlık hissi gibi çeşitli durumlara yol açar.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Nadiren bazı insanlarda, reaktif hipoglisemi ortaya çıkar. Miktarca çok yoğun bir öğün tükettikten sonra, bu duruma tepki olarak vücudumuz çok fazla insülin salgılar. Bunun sonucu olarak kan şekeri normalin altına düşer. Bazı otoritelere göre bu durum diyabetin erken belirtisidir. Amaç her ne nedenle olursa olsun kan şekerimizi dengede tutmak olmalıdır. Bu durum mutlaka endokrinoloji uzmanı bir hekime başvurmayı gerektirir. Beslenme yönünden dikkat edilmesi gerekenlerse şöyle özetlenebilir</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">1.Ara öğünlerin düzenli tüketilmesi: Ana ve ara öğünler arası en fazla üç saat olmalıdır. Aksi takdirde, uzun süren açlık durumlarında kan şekeri düşer. </div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">2. Basit karbonhidrattan komplekse: Basit karbonhidratlar kan şekerinin daha çabuk yükselip, çok ani düşmesine neden olacaktır. En iyi seçim; kompleks karbonhidratlardır. Kompleks karbonhidratlara en iyi örnek, bulgur, tam buğday ekmeği ve kuru baklagillerdir.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">3. Posa: Posa, mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tok kalmamızı ve şekerin kana daha uzun sürede geçmesini sağlar. Kan şekerinin ani pikler yapmasını engelleyerek uzun süre aynı seviyede tutar.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">4. Glisemik İndeks: Glisemik indeks (Gİ), besinlerin kan şekerini yükseltebilme değerini gösterir. Glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi bir yaşam tarzı haline getirilmelidir. Böylece kan şekeri düzeni sağlanabilmiş olur. Sağlığınız için dengeli ve düzenli beslenmeye çalışırken, glisemik indeksi düşük ve orta seviyedeki besinleri seçmeniz iyi olacaktır.</div>
<div></div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5324287600892466710-2409934002394096706?l=kadinkafe.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">8 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Facken-sinirli-misiniz-bu-ne-demektir.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/acken-sinirli-misiniz-bu-ne-demektir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Un Helvası</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/un-helvasi.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/un-helvasi.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 14:19:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Helvalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/un-helvasi.php</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler2.5 Su bardağı un 200 Gr margarin Şurubu için : 2 Su bardağı tozşeker 1 Kilo süt veya su Mutfak Zorluk 1 Süre 50 dk. Kaç Kişilik 6 Yöntem Hazırlanışı Şurup malzemelerini karıştırıp 1-2 dakika kaynatın. Un ve margarini bir tencereye koyup ağır ateşte un altın sarısını alana dek kavurun. Kavrulmuş unun üzerine şurubu kaynar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malzemeler<br />2.5 Su bardağı un <br />200 Gr margarin <br />Şurubu için : <br />2 Su bardağı tozşeker <br />1 Kilo süt veya su <br /> Mutfak   <br />Zorluk  1 <br />Süre  50 dk. <br />Kaç Kişilik  6 <br />Yöntem  <br />Hazırlanışı <br />Şurup malzemelerini karıştırıp 1-2 dakika kaynatın. <br />Un ve margarini bir tencereye koyup ağır ateşte un altın sarısını alana dek kavurun. <br />Kavrulmuş unun üzerine şurubu kaynar kaynar dökün. <br />Bir kere karıştırıp tencerenin kapağını kapatıp ağır ateşte 15 dakika pişirin. <br />Suyunu çekince bir kere karıştırıp ateşten alın ve 15 dakika demlenmesi için bekletin. <br />Sonra istediğiniz şekilde kalıplaştırıp, servis tabağına koyun. <br />Ilık olarak servis yapın.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3845085940342565504-6177063486140417191?l=yemek-ve-diyet.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">5 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fun-helvasi.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/un-helvasi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>G Harfi ile Başlayan Hastalıklar</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/g-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/g-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 13:55:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[Gazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gece körlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Geğirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Gevşek penis]]></category>
		<category><![CDATA[Göz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göz sulanması]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[Guatr]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş çarpması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/g-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php</guid>
		<description><![CDATA[Gastrit Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gastrit </p>
<p>Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir.</p>
<p>Hazırlayıcı nedenler Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır.<br />Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.</p>
<p>Belirtileri Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar.</p>
<p>Tedavisi Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.</p>
<p>Gazlar </p>
<p>Midede veya bağırsaklarda gaz birikebilir. Nedeni; hava yutmak veya mide hastalıklarıdır. </p>
<p>Gece körlüğü </p>
<p>Beslenmedeki A vitamini eksikliğinin neden olduğu bir hastalıktır. Hasta; alacakaranlıkta gereği gibi göremez.</p>
<p>Geğirmek </p>
<p>Çoğunlukla sinirli kimselerde görülür. Bunlar yemeklerde haddinden fazla hava yutarlar. Ayrıca geğirme mide veya safra kesesi hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Bu nedenle esas nedeni tespit etmek gerekir.</p>
<p>Gevşek penis </p>
<p>Erkeklik organının sertleşmemesi, sağlık durumunun bozukluğundan kaynaklanır. En önemli neden sinir bozukluğudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, şeker hastalığı, uyuşturucu madde alışkanlığı da diğer nedenler arasında sayılabilir.</p>
<p>Tedavinin ilk şartı; kötü alışkanlıkları bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve yeterince gıda almaktır.</p>
<p>Gıda zehirlenmeleri </p>
<p>Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür.</p>
<p>Belirtileri Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. </p>
<p>Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür. </p>
<p>Göğüste su toplaması </p>
<p>Tıp dilinde sulu zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına su toplanmıştır.</p>
<p>Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir. Nefes darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır.</p>
<p>Göz ağrısı </p>
<p>Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. </p>
<p>Göz iltihabı </p>
<p>Halk arasında göz nezlesi veya pembe göz denir. Göz yuvarlağının üstünü örten ince zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde konjonktivit denir. Çoğunlukla ilk bahar aylarında görülür. Gözde sulanma; kanlanma, batma hissi veya ağrı vardır. Hasta ışığa bakmakta güçlük çeker. </p>
<p>Göz kanlanması </p>
<p>Göz kanlanması ile birlikte ağrı yoksa aşağıdaki reçeteler uygulanır. Kanlanma ile birlikte ağrı varsa; mutlaka göz doktoruna gitmek gerekir.</p>
<p>Göz kaşıntısı </p>
<p>Gözlerin kaşınması, önemli bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir. </p>
<p>Göz sulanması </p>
<p>Göze toz kaçması, çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora başvurmak gerekir.</p>
<p>Göz tiki </p>
<p>Aniden ortaya çıkan, fakat önemli olmayan bir durumdur. Alışkanlık spazmı da denir. nedeni, yorgunluk, üzüntü, heyecan ve yaşlılarda adale zafiyetidir. Yapılacak ilk iş, istirahat etmektir. </p>
<p>Gözbebekleri iltihabı </p>
<p>Gözün bir kazayla yaralanması veya romatizmalı hastalarda üşütme sonucu ortaya çıkar. Bazen; şeker hastalığı, burun hastalıkları, ve frengili hastalarda da görülür.</p>
<p>Tıp dilinde iritis denilen bu hastalık vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir.<br />Hasta, ışığa fazla bakamaz. Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede şiddetli ağrılar vardır. </p>
<p>Gözlerde; sulanma ve kızarıklık da görülür. Göze dikkatle bakıldığında; renkli kısmın etrafındaki rengin de koyulaştığı görülür.</p>
<p>Gözkapağı iltihabı </p>
<p>Göz kapağı kenarlarının iltihaplanıp, kızarma, kabuklanma ve ağrı yapmasıyla ortaya çıkar. Tıp dilinde blefarit denir. </p>
<p>Gözkapağı şişliği </p>
<p>Gözkapakları, çoğunlukla fazla ağlama sonucu şişer. Nezle veya kızamık sırasında da görülür. Bunlardan başka, kalp, böbrek, hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da bir işareti olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir.</p>
<p>Grip </p>
<p>Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da denir. </p>
<p>Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir. Baş ve sırt ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka hastalıklara da yol açabilir.</p>
<p>Guatr </p>
<p>Tiroid bezinin büyümesi sonucu ortaya çıkan ve boynun ortasında, yutkundukça aşağı yukarı hareket eden şişlikle kendini belli eden bu hastalığa guşa veya cedre de denir. Tıp dilindeki adı strumadır.</p>
<p>Guatr, özellikle geceleri nefes darlığı yapar. Bazen de rahatsız edici öksürüklere neden olur. İki çeşit guatr vardır.</p>
<p>Basit Guatr Bu çeşit guatrda tiroid bezi balon gibi şişer. Nedeni alınan iyotun yetersiz olmasıdır. Dağlık bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaşlarında ve hamilelerde çok görülür.</p>
<p>Yumrulu Guatr Bu çeşit guatrda, tiroid bezinin iki yanında kabarıklık veya üzüm salkımını andıran şişlikler görülür. Her iki çeşit guatrda da endişelenecek bir durum yoktur. Ancak tedaviye erken başlamak gerekir. </p>
<p>Yemeklerde iyotlu tuz kullanmak, mümkün olduğu kadar çok balık, pırasa, kuru erik, yumurta, taze fasulye, pazı, soğan, sarmısak, dut veya dut kurusu, havuç yemek; inek sütü, erik hoşafı, ve havuç suyu içmek çok faydalıdır. Ayrıca kabız olmamaya gayret etmek gerekir. Lahana, mısır ve turp da yenmemelidir. </p>
<p>Güneş çarpması </p>
<p>Uzun süre güneşte veya sıcakta kalmak sonucu; aşırı terleme, ağrılı kramplar ve kanın koyulaşması şeklinde kendini gösterir.<br />Yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen elbiseleri gevşetilip, gölgeye taşınır. Yüzü, göğsü ve kolları soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddi ise, ıslak bir çarşafa sarılarak hastaneye götürülür.</p>
<p>Güneş yanığı </p>
<p>Vücudun güneşte kalan kısımlarında bir süre sonra yanma, kızarma ve kaşıntı başlar. Kısa bir süre sonra da su toplar.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2275952252873880568-6804931664109244408?l=saglik-merkezi.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fg-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/g-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç Bir Beden, Sıfır Yan Etki</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/genc-bir-beden-sifir-yan-etki.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/genc-bir-beden-sifir-yan-etki.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 09:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/genc-bir-beden-sifir-yan-etki.php</guid>
		<description><![CDATA[”İyi nefes almanın karşılığı olabilecek hiçbir vitamin, ilaç veya yiyecek yoktur.” Çünkü doğru nefes almanın yararları saymakla bitecek gibi değil.  Botoks’a ya da bazı estetik ameliyatlara gerek kalmadan bedeninizi gençleştirebilmek ise bunlardan sadece biri. Üstelik yan etkisiz. Doğru nefes almanın pek çok yararı var. Nefesinizi doğru kullanmaya başlar başlamaz hem bedeninizde, hem manevi hayatınızda pek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><a href="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/09/17/fft20_mf826766.Jpeg"><img border="0" height="400" src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/09/17/fft20_mf826766.Jpeg" width="392" /></a><b><span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000">”İyi nefes almanın karşılığı olabilecek hiçbir vitamin, ilaç veya yiyecek yoktur.” Çünkü doğru nefes almanın yararları saymakla bitecek gibi değil. </span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><i>Botoks’a ya da bazı estetik ameliyatlara gerek kalmadan bedeninizi gençleştirebilmek ise bunlardan sadece biri. Üstelik yan etkisiz.</i></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Doğru nefes almanın pek çok yararı var. Nefesinizi doğru kullanmaya başlar başlamaz hem bedeninizde, hem manevi hayatınızda pek çok değişiklikler oluşmaya başlıyor. Bunlardan biri, botoks’a ya da estetik ameliyata gerek kalmadan bedeninizi gençleştirebilmeniz. Uygun nefes teknikleri kullanarak estetik cerrahinin yerine doğal güzelleşme ve yılan zehiriyle gerçekleştirilen botok’sun yerine doğal gençlik sağlayabilirsiniz.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Kabul edin ki, nefes almayı pek önemsemiyoruz. Farkında değiliz; ama onu önemsememek sağlığımıza ve gençliğimize maloluyor. Ne mutlu ki onu şu andan itibaren doğru yapmaya başlayabilirsiniz. Böylece hem sağlığınızı kontrol altına alabilir; hem de pek çok ödül kazanabilirsiniz. Hayır, bu bir şaka değil.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Kitabında kadınların cilt kırışıklıklarını gidermek için başvurdukları botoks uygulamalarının sağlığa uygun olmayan sonuçlarından bahseden ve en doğal botoks etkisinin nefes terapileriyle oluşturulabildiğinin altını çizen Mustafa Kartal anlatıyor:</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">“Biliyorsunuz ‘Botox’, ‘Clostridium Botulinum’ adlı bakteriden elde edilen bir toksin. Bu toksin kırışık bölgede cilt altına yerleştirilen katkı maddesi olarak, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelliyor. Bu nedenle botoks yaptıranlar anlamsız bir yüze sahip olarak, duygusuz ve depresif görünebiliyorlar. Mustafa Kartal, nefes teknikleri ve eğitimleri konusunda Türkiye’deki birkaç yetkin isimden biri. Bu konuda araştırmaları, biri yayınlanmış, diğeri yayına hazır iki kitabı bulunan ve Türkiye’nin her yerinde seminerler veren Mustafa Kartal, botoks etkisi oluşturan tekniğin adının, “holotropik nefes terapisi” olduğunu söylüyor.  Bu uygulama hızlı, tempolu ve derin diyafram nefesleriyle çok kısa zamanda kanda yüksek oranda oksijen biriktiriyor. Çalışma vücuttaki oksijen ve karbondioksit dengesi üzerinde “hipoksi dengelenmesi” sağlayarak; alkali dengeleri ve vücut kimyasalının değişmesine yol açıyor. Cilt üzerindeki iyileşmeler, değişimin ilk sonuçlarından biri.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Genç Bir Beden, Sıfır Yan Etki</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Hiç bir yan etkisinin olmamasına karşılık; botoks ve bazı estetik ameliyatların yerine geçebilecek holotropik nefes çalışmasının etkisi saatler ve günlerce devam ediyor. Çalışmayı yapan herkes, odaklanması ve uygulamadaki başarısı oranında pozitif sonuçlar yaşıyor. Nefes tekniklerinin yaşamın bütününe yayılması ve düzenli aralıklarla tekrarlanması sonucunda ise etki büyüyor ve uzun süre kalıcı hale  geliyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Holotropik çalışmalar bütün eski botoks ve kimi estetik uygulamalarını tüm dünyada yavaş yavaş geçersiz kılıyor. Böylece yan etkisi olan, sağlığa zararlı botoks ve bazı estetik uygulamaları, yan etkisi olmayan, hiçbir yabancı maddeyi vücuda almaya gerek bırakmayan ve maliyeti sıfır holotropik nefes çalışmalarıyla yer değiştirmeye hazırlanıyor. Bir çok faydalı tesiri gözlenen holotropik çalışmalar, en yoğun etkisini cilt üzerinde gösteriyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Dünya üzerinde de pek çok benzeri yaşanan bu çalışmalar gösteriyor ki nefesini kontrol etmeyi başaran insan; kendini daha iyi tanıyor, potansiyelini daha doğru kullanıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>Neden Doğru Nefes Alıp Vermeliyiz?</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Acaba doğru nefes alıp vermenin bir standardı var mı? Bu sorunun yanıtını Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarında bulabiliriz: “Ciğerleri dakikada 4 ile 6 litre arası havayla doldurmak ve nefes alıp verirken göğüs yerine diyaframı hareket ettirmektir.”</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Aslında her tür estetik kaygı bir yana, ruhsal ve fiziksel sağlığınız için de doğru nefes almayı öğrenmelisiniz.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"><b>İşte nefes’le ilgili bilmeniz gereken birkaç önemli nokta:</b></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Binlerce yıllık kadim öğretiler gösteriyor ki, her tür fiziksel rahatsızlığın arkasında hatalı nefes almak yatıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Her tür ruhsal rahatsızlığın arkasında da hatalı nefes almak yatıyor.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Kendini ifade etme ve sosyal etkileşme kapısı olarak nitelendirilen beşinci ve altıncı çakralar; yani “larenks”, “farenks” ve “sinüs boşlukları” nefesle doğrudan ilişkililer.</div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px"></div>
<div style="margin-bottom: 0px;margin-left: 0px;margin-right: 0px;margin-top: 0px">Diyaframınızı kullanarak doğru nefes aldığınızda düzgün ses dalgaları oluşturup sesinizin üzerine düşünce enerjisi ilişkilendirip, güzel oluşumlara, pozitif dalgalanmalara, negatif astral enerji çözülmelerine ortam sağlayabilirsiniz. “Diyafram nefesi” almaya başladığınızda sindirim ve boşaltımda rahatlama, cinsel aktivitede iyileşme görebilirsiniz.</div>
<div></div>
<div></div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5324287600892466710-7762972734165001795?l=kadinkafe.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">14 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fgenc-bir-beden-sifir-yan-etki.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/genc-bir-beden-sifir-yan-etki.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>H Harfi ile Başlayan Hastalıklar</title>
		<link>http://www.sohbetdesin.com/h-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php</link>
		<comments>http://www.sohbetdesin.com/h-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 17:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Havale]]></category>
		<category><![CDATA[Hazımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hemofili]]></category>
		<category><![CDATA[Hıçkırık]]></category>
		<category><![CDATA[Horlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetdesin.com/h-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php</guid>
		<description><![CDATA[Halsizlik Bazı kimseler, aşırı yorgunluktan, çalışamamaktan, baş ağrısından, sırt ağrılarından, hazımsızlıktan veya huzursuzluktan şikayet ederler. Bu duruma tıp dilinde debilite veya asteni denir. Hararet Sıcak havada aşırı derecede veya ateşli hastalıklar sırasında vücut kaybettiği suyu karşılayamayacak olursa, hararet başlar. Havale Vücut kaslarının ani ve şiddetli olarak kasılması sonucu ortaya çıkan duruma havale denir. Büyüklerde havale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halsizlik </p>
<p>Bazı kimseler, aşırı yorgunluktan, çalışamamaktan, baş ağrısından, sırt ağrılarından, hazımsızlıktan veya huzursuzluktan şikayet ederler. Bu duruma tıp dilinde debilite veya asteni denir. </p>
<p>Hararet </p>
<p>Sıcak havada aşırı derecede veya ateşli hastalıklar sırasında vücut kaybettiği suyu karşılayamayacak olursa, hararet başlar. </p>
<p>Havale </p>
<p>Vücut kaslarının ani ve şiddetli olarak kasılması sonucu ortaya çıkan duruma havale denir. Büyüklerde havale çoğunlukla sara nöbetleri sırasında görülür.</p>
<p>Küçük çocuklarda görülen havale, sinir sisteminin değişik nedenler karşısında göstermiş olduğu bir tepkidir. </p>
<p>Bu tepkiler de; kemik hastalıkları, yüksek ateş, boğmaca, devamlı hazımsızlık, bağırsak şeritleri veya diş çıkarmalardan kaynaklanabilir. Ayrıca bu duruma sinir sistemi veya beyinde meydana gelen bir hastalık da neden olabilir.</p>
<p>Havale geçiren çocuğun gözleri sabit bir noktaya çevrilir, çenesi de kenetlenir. Dudakları, yüz kasları, kol ve bacakları, önce şiddetli bir şekilde kasılır, sonra da çırpınmaya başlar. Ağzından da köpük gelir. Bütün bunlar bir iki dakika devam eder. Sonra bütün belirtiler kaybolup, uykuya dalar. </p>
<p>Hastalığın bir nedenini bulmak için mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bu arada çocuğu sessiz, loş bir odaya yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmek faydalıdır.</p>
<p>Hava yutma </p>
<p>Tıp dilinde aerofaji diye bilinen bu hastalık, genellikle asabi mizaçlı kimselerde görülür. Bunlar yemek sırasında farkına varmadan hava yutarlar. Hava yutma, mide ve bağırsak gazlarının oluşmasına yardımcı olur. </p>
<p>Hazımsızlık </p>
<p>Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. </p>
<p>Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir.</p>
<p>Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür.</p>
<p>Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir. </p>
<p>Hemofili </p>
<p>Kanın normal sürede pıhtılaşmaması şeklinde kendini gösteren, erkeklere has bir çeşit kan hastalığıdır. Halk arasında kanama hastalığı denir. Irsi bir hastalıktır. Doktor tedavisi gerekir.</p>
<p>Bu hastalığa tutulanların; az su içmeleri ve limon, portakal, kiraz veya ahududu yemeleri tavsiye edilir. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde kanamaya neden olabilecek davranışlardan da kaçınmaları gerekir.</p>
<p>Hıçkırık </p>
<p>Solunum kasları ve özellikle diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde singultus denir. Nedenleri çeşitlidir. Basit hıçkırıklar; çoğunlukla mide gazı, sıcak ve baharatlı yemekler, sinir bozukluğundan kaynaklanır.</p>
<p>Ayrıca; bazı kalp, karaciğer, bağırsak ve pankreas hastalıkları, zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. 3 saatten fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.</p>
<p>Horlama </p>
<p>Horlamanın nedenleri çeşitlidir. Derin bir uyku, sırt üstü yatmak horlamaya neden olabileceği gibi; burun polipleri, burnun çarpık olması, burun iltihabı, burunda ahtapot ve ağzı kapayamamak da neden olabilir.</p>
<p>Yan yatarak uyumak, belin tam ortasına küçük bir lastik top koyarak yatmak horlamayı önler. Bu tedbirlerle geçmeyen horlamalarda, gerçek neden bulunup ona göre bir tedavinin uygulanması gerekir.</p>
<p>Husye torbası şişliği </p>
<p>Husye torbası (erbezi) şişkinliklerinde; nedenin ne olduğunu araştırmak gerekir. Bazı şişliklerde, husye torbasının görünüşü ışık geçirecek kadar şeffaflaşır. </p>
<p>Bazıları da ağrılı olur. Husyelerde, şişlik ile birlikte ağrı da hissedilirse, iltihaplanma veya kanama ihtimali vardır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2275952252873880568-4353821341587094048?l=saglik-merkezi.blogspot.com' alt='' /></div>

<p class="sayac_bilgi">8 views</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.sohbetdesin.com%2Fh-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetdesin.com/h-harfi-ile-baslayan-hastaliklar.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

